Taraflar arasında görülen davada verilen 16/05/2013 tarih ve 2011/370-2013/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile fer'i müdahilleri vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankaya devrinden önce17.12.1999 tarihinde 9.780 TL parasını yatırdığını, müvekkilinin yatırmış olduğu parasının henüz vadesi gelmeden 21.12.1999 tarihinde yönetimine tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetiminin devredildiğini, bu bankanın daha sonra davile birleştirildiğini, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın paravan olarak kurulan dava dışı adlı paravan banka hesabına aktarıldığını, müvekkilinin bankalara olan güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın yönetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek müvekkili tarafından yatırılan 9.780 TL alacağının davalı bankadan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bir güven kurumu olanmüşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off-shore hesaplarına yönlendirdiği, dolayısıyla dava konusu bedelin tahsil edilememesinden davalı bankanın külli halefiyetin sonucu olarak sorumlu bulunduğu gerekçesiyle 9.780 TL'nin hesabın açıldığı 17/12/1999 tarihinden başlamak üzere değişen oranlarda avans faizi ile davalı ...den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ile feri müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, feri müdahiller vekillerinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve harçlar ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur. Davalı bankanın dai satış suretiyle devralmış olması nedeniyle, bu alacak yönünden, harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle feri müdahiller vekillerinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın hüküm fıkrasının 2. ve 3. maddesinin tamamının hükümden çıkartılarak yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacının peşin olarak yatırdığı 145,25 TL harcın istek halinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden fer'i müdahilalınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy