Taraflar arasında görülen davada verilen 26.06.2013 tarih ve 2012/509-2013/318 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davadışı 2004 yılında kurulduğunu,karayolu üzerinde bulunan 250 ada 1 nolu parseli kafetarya fast food şeklinde işletmek üzere kiraladığını, sözleşmenin 2010 yılında yenilendiğini, eski ünvanı Müdürlüğü'ne kayıtl ortağı olan %50 oranındaki hissesinin de devredildiğini, pay devrinin ortakları kurulu kararı ile kabul edildiğini, daha önce hem paydaş hem şirket müdürü olan müdürlük yetkisinin kaldırılarak ...'ın yetkili müdür olarak atandığını, söz konusu yetki değişikliğinin yapıldığı toplantıdan kendisine haber verilmediğini, yeni öz ardı edilip gündem belirlenmeksizin ve tüm ortaklara tebligat yapılmadan diğer ortakların kendi aralarında yaptıkları özel toplantı sonucunda ...'ın tek imza ile 20 yıl süreyle şirketi temsile yetkili olduğuna ilişkin kanuna aykırı karar alındığını, alınan karar ile ilgili dava açtığını, %99 hisse sahibi ile ilgili olarak ortakları ve müdürlerinin aynı olduğunu ve birlikte hareket ettiklerini, tarafından kiralanmak suretiyle işletilen-restoranın bugünkü duruma gelmesinde kendisinin çok büyük emeği olduğunu, ihale yoluyla yer kiralama ve yerin hizmete hazır hale getirilmesinden önemli katkıların bulunduğunu, kendisi ile babasının bilgi ve tecrübesinden istifade eden davalı ortakların ihtiyaçları kalmadığı düşüncesiyle kendilerini dışlamaya kalkıştıklarını, öncelikle babası müdürlük görevine son verildiğini, sonrasında da kendisinin şirket işlerine karıştırılmadığını, bilgi almasının önlendiğini, şirketin davalılar tarafından zarara
.../...
-2-
uğratıldığını, şirket kazancından önemli bir bedelin davalı ...'ın şahsi hesabına aktarıldığını, söz konusu bedelin kayıt dışı yollarla şirket hesabından çıkarıldığını, bu durumun tespiti yönünden mahkemeden tespit talep etmiş ise de reddedildiğini, şirket personelinden şirket kayıtlarının örneklerini aldığı için şirket çalışanı işletme müdürü görevindeki işine son verildiğini sayılı dosyasında kişinin işten çıkarmayla ilgili dava açtığını, 2011 yılı Ekim-Kasım-Aralık ayı gelir gider durumunun ve 2012 yılı 1 Ocak-30 Eylül dönemi arasında şirketin 1.070.952,33 TL şirket alacağının bulunduğunu, davalıların söz konusu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, söz konusu bedelin hesabına aktarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, elde edilen gelirin şirket adına kaydedildiğini, şirketin zarara uğradığı iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı ...'nun şirket ortağı olmadığı, pay sahibi bulunmadığı, şirketi temsile yetkisi olmadığı, %99 hisseninile %1 hissenin ...'a ait olduğu, davacının bu dava yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.