MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.04.2013 tarih ve 2011/647-2013/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davada davalı vekili, davalılardan ...'ın kuyumculuk ve altın rafinerizasyonu konusunda davacı şirket ve grup şirketlerinde çalışarak tecrübe edindiğini, davacı şirkette üst düzey yöneticilik yaptığını, davacı şirkette çalıştığı esnada davacının müşterilerinden olan Alman firması ile iyi niyet kurallarına aykırı olarak şahsi ilişkiler tesis ettiğini, bu firma sahipleri ile diğer davalı şirketi kurduğunu, davacının müşterileri yanında çalışanlarını da ayartarak diğer şirkete aldığını, davacının haksız rekabet oluşturan bu eylemler nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek; davalıların haksız rekabetlerinin tespiti ve menini, müşteri kaybı ve iş gücü düşmesi sonucu oluşan şimdilik 20.000 USD'nin ve bir kısım uzman işçilerin ayrılması neticesi meydana gelen iş gücü kaybı ile ilgili olarak 10.000 TL maddi tazminat ile 250.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar-karşı davada davacılar vekili, ...'ın 10/02/2009 tarihinde davalı şirkette işe başladığını, zorunluluktan dolayı kuruluş aşamasında ortak olarak bulunduğunu, daha sonra ortaklıktaki hissesini devrettiğini, ...'ın davalı şirkette çalıştığı dönemde dahi davacı ile ticari ilişkilerinin sürdüğünü, haksız rekabet iddiasının yerinde olmadığını, çalışma alanlarının farklı bulunduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiş; davacının davalıların ticari ve mesleki itibarına zarar verdiğini, davalıları karaladıklarını ve haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek, davacı-karşı davalının haksız rekabetinin tespitini, oluşan haksız rekabetten dolayı her bir davalı-karşı davacı için 20.000'er TL manevi, 2.500'er TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davacı şirkette çalışır iken işten ayrıldığı, davalı şirketin 19/01/2009 tarihinde düzenlenen esas sözleşmesinde 1/2 ortak olduğu, dosyaya davalı tarafça sunulan 01/09/2008 ortaklar kurulu kararına göre, ...'ın şirketteki hissesini 23/02/2008 tarihli devir sözleşmesi ile asıl şirket ortağına devrettiği, davalı şirkette sigortalı olarak çalışmaya devam ettiği, ...'ın davacı şirketten ayrılarak davalı şirkette çalışmaya devam ettiği süre içinde her iki şirketin ticari ilişkisinin sürdüğü, her iki tarafın da iddialarını ispat edemedikleri gerekçesiyle; asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy