MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 12.04.2012 gün ve 2009/17-2012/103 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.06.2013 gün ve 2012/15714-2013/12760 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından 1976 yılından beri kullanılarak tüm dünyaya pazarladığı “JELLY BELLY” ibareli markanın tanınmış hale getirildiğini, bu ibarenin aynı zamanda müvekkiline ait ticaret unvanı olduğunu, anılan markanın aynısının davalı tarafından marka olarak tescil ettirildiğini, davalının tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli “JELLY BELLY” ibareli 99/11966 sayılı, 2005/661 sayılı, 2005/654 sayılı, 2005/653 sayılı ve 2005/660 sayılı markaların hükümsüzlüğüne, markanın kullanılmasının önlenmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, kötüniyetli tescil iddiasına dayalı marka hükümsüzlük istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı markasının şekerleme emtiası üzerinde sektörel tanınmışlığından bahisle davacının tescilde kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, Dairemizin 06.03.2007 tarih, 2006/13097 Esas, 2007/4024 Karar sayılı “ASELSAN” kararında da belirtildiği üzere 556 sayılı KHK hükümlerine göre tanınmışlığın derece veya basamaklara ayrılmak suretiyle belirlenmesi mümkün değildir. Bu bakımdan davacı markasının hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru tarihi itibariyle 556 KHK’nın 7/1-i maddesi anlamında tanınmış marka olup olmadığının belirlenmesi ve daha sonra davalının marka tescil başvuru tarihinde kötüniyetli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekirken sektörel tanınmışlıktan bahisle davalının kötüniyetli olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 18.06.2013 gün ve 2012/15714 Esas, 2013/12760 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde temyiz eden ve karar düzeltme isteyene iadesine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy