Taraflar arasında görülen davada ozmaya uyularak verilen 14.05.2013 tarih ve 2012/303-2013/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin elektrik şebekesi tadilatı işini yüklenici firma olarak yürüttüğünü ve yapacağı işi sigortalatmak amacı ile davalı şirket nezdinde montaj bütün riskler sigorta poliçesi düzenlendiğini, müvekkiline ait şantiyede hırsızlık olayının meydana geldiğini, ancak davalı şirketçe zararının ödenmediğini ileri sürerek; 34.750,00 TL hasar bedelinin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sigortalı olmadığını, sigortalının olduğunu savunarak, husumet itirazında bulunmuş; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; poliçenin özel şartları arasında şantiye sahasının tel çitle çevrili olması ve 24 saat bekçi veya özel güvenlik bulundurulması gereğinin yer aldığı, dava konusu kabloların davacı tarafından temin edilen 24 saat güvenlik görevlileri ve bekçinin bulunduğu ve çitle çevrili bir alana bırakılmadığı, kendi tasarrufu altında bulunmayan belediye itfaiye alanına bıraktığı, olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı incelemede olay yerindeki makara izlerinin derinliğinin 1,5 cm olduğunun ancak çalınan kablo makaralarının 6 kişi tarafından zorla hareket ettirilebilecek ve 1.800 kg ağırlığında hareket ettirilmesi halinde 8-10 cm derinliğinde iz bırakması gerektiğinin bildirildiği, beyan edilen hırsızlık olayı ile olay yerinde yapılan tespitlerin birbiri ile örtüşmediği, böylece poliçe şartlarının davacı tarafından gerçekleştirilmediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy