Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 04.07.2013 tarih ve 2013/120-2013/550 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin içinde bulunduğu başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce kişiden mevduat toplandığını, müvekkilinin 20.000 (10.225.83 Euro) karşılığı 17.713,18 TL karşılığında hisse senedi ile ortak olduğunu, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını ileri sürerek müvekkili tarafından yatırılan 10.225,83 Euro (20.000 DM) karşılığı 17.713,18 TL'nin talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davanın ispatlanabilmesi ve davacının davasında haklı olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi raporu aldırılmasının zorunlu olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 324/1-2-3 üncü maddesinin hükmü uyarınca bilirkişi masrafının delil ikamesi avansı olduğu, delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, 6100 sayılı Yasa'nın 325. madde hükmünün üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabilir olduğu somut olayda uygulanamayacağı, kaldı ki, dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, raporlar ve taraf beyanlarının başlı başına ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığı, davacının bilirkişi ücretini yatırmadığı ve davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy