Taraflar arasında görülen davada verilen 13.03.2013 tarih ve 2009/506 - 2013/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “” esas unsurlu markanın sahibi, “” unsurlu markaların da inhisari lisans sahibi olduğunu davalının müvekkilinin markasını ve ticaret ünvanını hiçbir değişiklik yapmadan ve hiç bir yasal korumaya dayanmaksızın haksız olarak kendi ürünlerinde kullandığını, davacının ürünleri ile benzerlik ve iltibas yarattığını, taraflara ait ürün ambalajlarında yer alan şekil unsurlarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu ileri sürerek, davacı markalarına ve ticaret ünvanına karşı davalı tarafından gerçekleştirilen markaya tecavüz ve haksız rekabet fiilinin 556 sayılı KHK'nın 62 maddesi gereğince önlenmesine, davacının uğramış olduğu zarar ve bu kapsamda davalının bu markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazancın hesaplanarak davacının maruz kaldığı 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tazminini, davacıya ait markalara tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren ürün ile bu ürünleri üretmeye yarayan araç, çihaz, makina gibi vasıtalara el konulmasını, marka hakkına tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasını, araçların üzerindeki markaların silinmesini veya marka hakkına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ve sebebiyle aynı olan taraflar arasında görülen Esas sayılı dosya sebebi ile derdestlik itirazında bulunmuş, davanın haksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının markası ile davalının kullandığı “” ibaresinin, esas unsurları bakımından görsel olarak ayniyet taşımaları ve davalının markasal olarak işareti kullanımının aynı emtia sınıfını kapsaması nedeniyle davalının eyleminin markaya tecavüz niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının kullandığı “” markalarının davacının markalarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, davalının tecavüzünün ve haksız rekabetin önlenmesine, 1.030,88 TL maddi tazminatın ve 3.000 TL manevi tazmninatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, davacının sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 206,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy