Taraflar arasında görülen davad verilen 01/11/2011 tarih ve 2009/350-2011/554 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...'ün ikamet ettiği evinde 30/07/2008 tarihinde hırsızlık olayının olduğunu, davalı bankanın arafından müvekkillerine verilen boş çeklerinin çalındığını, bu konudaüracat ettiklerini, ayrıca davalı bankaya müvekkillerinin TTK'nın 711. maddesi kapsamında ödemeden men talimatı verdiğini, ancak davalı bankanın yapılan tüm uyarılara rağmen boş olarak çalındığı bildirilen müvekkil ... adına basılı 239679 ve nolu çekleri, müvekkil adına basılı olu çek yaprakları ibraz olununca çeklerin arkasına karşılıksız kaşesi bastığını, ayrıca müvekkillerin ellerindeki çek karnelerini 10 gün içinde iade etmesi aksi takdirde savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını bildiren ihtar gönderdiklerini, çalındığını bildirmelerine rağmen sahte imza ile keşide olunup kendisine ibraz olunan 35.000 TL civarındaki çeklere bariz olarak imza farklılığına rağmen el koymayıp müvekkillerin icra takibine uğramasına yol açtığını, davalının ihmali nedeni ile çeklere karşılıksız kaşesini vurması müvekkillerini iş ve sosyal çevresinde zor durumda bıraktığını, müvekkillerini karşılıksız çek kesen, güvenilmez, ticari ve kredi itibarı olmayan kişiler durumuna düşürdüğünü, ileri sürerek 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin müvekkili bankaya fiziken değil takas odası aracılığı ile elektronik ortamda ibraz edildiğini, bu tür ibrazda imza incelemesi yapılmasının fiilen mümkün olmadığını, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5538 sayılı Yasa ile TTK'nın 711/3. maddesinin yürürlükten kaldırıldığını, çeklerin ibraz tarihinde Yasa hükmünün yürürlükte olmadığını, müvekkili işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Bağcılar şubesine ait çeklerin çalındığı, 02.03.2009 tarihinde dava konusu çeklerin takas ortamında davalı bankaya ibraz edildiği, davacı tarafın mülga kanun hükmüne dayanarak bildirimede bulunması hukuki bir sonuç doğurur nitelikte kabul edilmediği, böyle bir bildirimin yapılması ibraz anında karşılığı bulnmayan çeklerin arkasına yazılması yükümlülüğü banka açısından ortadan kaldırmadığı, söz konusu çekler takas sistemi aracılıyla ve elektronik ortamada veri girişi yapılmak süretiyle provizyon alınmış ve bankaca karşılıkların bulunmadığı tesbit olunarak bu yönde işlem yapıldığı, taraflar arasında kabul edilen ve çekişmesiz olan takas aracılıyla çeklerin ibraz olgusu karşısında davalı bankanın manevi tazminat sorumluluğunu gerektirecek bir haksız eyleminin bulunmadığı, gerekçesi ile, davacı taraf maddi tazminat talebini atiye bıraktığından bu konuda açılan davanın açılmamış sayılmasına, koşulları oluşmayan davacının manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy