Taraflar arasında görülen davada verilen 15.04.2013 tarih ve 2012/52-2013/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hiçbir bankaya borcunun bulunmadığını, ekonomik sicilinin düzgün olduğunu, buna rağmen davalı bankaca yapılan bildirimlerde davacının riskli olduğunun bildirildiğini, bu durumun diğer bankalar tarafından da genel sistemden paylaşıldığını, bu nedenle davacının ticari itibarının zedelendiğini, bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını iddia ederek 4.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının herhangi bir zararının oluşmadığını, zararını ispat etmesi gerektiğini, tüzel kişi olan davacının manevi zarar uğramasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından yapılan bildirimde davacı şirketin risk taşıdığının bildirildiği, bu bilginin sistem üzerinden diğer bankalarla paylaşıldığı, davalı bankanın bu eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, böyle bir haksız fiilin her halükarda manevi zarara sebebiyet vereceği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 2.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunan davalı bankanın eyleminin ağır kusur teşkil etmesine ve bu suretle davalının ticari itibarının sarsılmış olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 112,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy