Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 12/06/2013 tarih ve 2012/16-2013/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili için belirlenen 155.808 TL tutarındaki kamulaştırma alacağının, verilen ara karar ile 3'er aylık vadeli hesaba yatırılmasına yönelik müzekkere yazıldığını, paranın tahsili için bankaya gidildiğinde paranın vadeli hesaba yatırılmadığı için sadece ana paranın ödenerek faiz talebinin reddedildiğini, paranın vadeli hesaba yatırılması ara kararına rağmen bunu uygulamayan bankanın sorumlu bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 4.000 TL'nin 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, 29/05/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 13.780,69 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline gelen talimat yazısında hesabın niteliğinin belirtilmediğini, paranın 01/08/2007 de hak sahibine ödenerek hesabın kapatıldığını, davacının kötüniyetli bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafından davalı bankaya müzekkere yazılarak kamulaştırma bedelinin Kamulaştırma Kanunu'nun 10. ve 18. maddeleri uyarınca mahkeme dosyası adına hesap açılarak yatırılmasının istenildiği, ancak davalı bankanın bu parayı açtığı vadesiz hesapta tuttuğu, Kamulaştırma Kanunu'nun bu ilgili maddelerinde kamulaştırma bedelinin 3'er aylık vadeli hesapta tutulacağına dair hükümlerin bulunduğu, mahkemece yazılan talimatta da yasa hükümlerinin açık bir şekilde belirtilmesine rağmen paranın vadesiz hesaba yatırılmasında davalının kusurlu bulunduğu, öte yandan mevduata banka tarafından verilen faizin temerrüt faizi olmayıp kapital faiz olması nedeniyle bu miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.780,69 TL'nin davalıdan tahsiline, 4.000 TL'ye dava, bakiye kısma ıslah tarihinden itibaren taleple bağlı olarak yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.190,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy