Taraflar arasında görülen davada verilen 29/04/2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesap sahibi olduğunu, 11/04/2011 günü saat 13:30'da hesabından para çekmek için bankaya gittiğinde hesabında para bulunmadığının söylendiğini, hesap kontrol edildiğinde ise paranın aynı gün saat 11:04'de 3.000 TL ve 8.785 TL'lik iki ayrı işlemi ile ait nolu hesabına gönderildiğinin tespit edildiğini, bu bankayla irtibat kurulduğunu, yine aynı gün şahsın para çekmek için bankaya geldiğini ancak durumdan şüphelenmesi üzerine kimliğini bırakıp kaçtığını, işleminin müvekkilince yapılmadığının açık olduğunu, güvenlik önlemi olarak gönderilen tek kullanımlık onay kodunun üçüncü şahıslarca elde edilebilecek olması nedeni ile yeterli bir güvenlik önlemi olmadığını, davalının yeterli ve günün şartlarına uygun güvenlik önlemlerini almadığı için kusurlu olduğunu iddia ederek 11.785,00 TL'nin 11/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın müvekkili bankaya değil havale alıcısına yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca havalenin yapılmasında da sim kartın yanlış ellere geçmesine sebep olan ihmali olduğunu bu nedenle davanın bu şirkete de ihbarı gerektiğini ve müvekkilini hesabından yapılan havale işlemleri konusunda uyarmayan davacının kusurlu olduğunu, müvekkili bankayı internet bankacılığı sisteminin güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın teknolojik gelişmelere göre kendisine emanet olarak bırakılan paranın 3. kişilerin eline geçmesini önlemek için gereken tüm önlemleri almadığı ve paranın 3. kişiye gönderilmesinde davacının kusurlu olduğuna dair her hangi bir ispatının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.785,00 TL nin 11/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve sahtecilik işleminin davalı bankaya karşı işlenmiş bulunması, olayda davadışı şirketinin kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun davalı banka tarafından şirketine karşı açılacak davada tartışılacak bir husus olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 603,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy