Taraflar arasında görülen dava verilen 21.05.2013 tarih ve 2012/549-2013/906 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ulunan 9548617 nolu internet hesabından müvekkilinin bilgisi dışındaa hiç tanımadığı bir şahıs adına internet yolu ile 9.130,00 TL havale yapıldığını, yapılan işlem davalı bankanın elektronik bankacılık hizmeti için yeterli ve korunaklı ortam yaratmamasından kaynaklandığını, müvekkilinin davalı banka nezdinde yapmış olduğu tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını iddia ederek 100,00 TL'nin 23.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın kullandığı bilgisayar sisteminin en son teknoloji ve güvenlik sistemine göre çalıştığını, bankanın kusuru bulunmadığını, söz konusu zararın davacı tarafın kusuru ile oluştuğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; internet bankacılığı yoluyla işlem yapılabilmesi için gerekli olan hesap numarası, parola, güvenlik kodu ve şifre gibi bilgilerin sisteme girişinin yapılması bölümünde davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, olayın davalı bankanın sistem güvenliğinin sağlanmasında yetersiz kalması nedeniyle meydana geldiği, güvenlik tedbirlerindeki eksikliklerden dolayı davalı bankanın objektif özen borcunu yerine getirmediği, bu nedenle davalının gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.130,00 TL’nin 11/12/2006 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 467,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy