MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2011 gün ve 2009/189-2011/417 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.05.2013 gün ve 2012/9754-2013/10437 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden davalıya kredi kullandırıldığını, asıl borçlu ile kefil olarak imzası bulunan dava dışı borçluların borcu ödememesi nedeniyle borçlulara ihbarname çekildiğini ileri sürerek, ıslah edilen miktarla birlikte 23.264,30 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ıslahla artırılan miktar üzerinden 23.264,30 TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 21.05.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup davalının, dava ve ıslah tarihlerinden önce usulüne olarak tebliğ edilen muacceliyet ihtarnamesi uyarınca 25.11.2006 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu anlaşılmakla, temerrüt tarihindeki asıl alacak miktarı olan 11.621,51 TL'nin dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 38,25 oranında uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava dilekçesinde istenilen miktar ile ıslah ile artırılan miktara, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmesi davalının temerrüde düştüğü tarih itibariyle davacının istemine aykırı olduğu gibi, söz konusu hüküm ile asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden yeniden faiz yürütülmesine neden olacak şekilde hüküm kurulmasının mülga Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesinde belirtilen ve kısaca “Faize faiz işletilmesi yasağı” şeklinde ifade edilebilecek emredici nitelikteki düzenlemeye de aykırı bulunduğu, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak onanmış olması yerinde olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile onama kararının kaldırılarak kararın bu yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 21.05.2013 günlü, 2012/9754 Esas-2013/10437 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak, hüküm fıkrasından “alacağın 7.500,00 TL'sine dava tarihi olan 11/05/2009 tarihinden itibaren yıllık % 38,25 (değişen oranlarda) temerrüt faizi ve % 5 BSMV yürütülmesine, geriye kalan 15.764,30 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren yıllık % 38,25 temerrüt faizi ve % 5 BSMV yürütülmesine” kısmının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “asıl alacak miktarı olan 11.621,51 TL'ye dava tarihinden tahsil tarihine kadar % 38,25 ve değişik oranlardaki avans faizi oranında temerrüt faizi yürütülmesine ve faizin % 5'i BSMV'nin davalıdan tahsiline” cümlesinin yazılması suretiyle mahkemece verilen kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy