Taraflar arasında görülen davada verilen 11/06/2013 tarih ve 2012/249-2013/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin larak faaliyet gösteren iş yerinde plastik hammadde alım satım işi ile uğraştığını, ticari ilişkide bulunduğu müşterileri tarafından ciro edilerek verilen nolu hesaptan keşide edilen nolu 3.000,00 TL bedelli ve nolu hesabından keşide edilen 2027822 nolu 1.500,00 TL bedelli çekler ile bunların dışında toplan 17 adet çekin 21.04.2011 tarihinde düşürülmek veya çaldırmak yolu ile müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, çekler ile ilgili 2011/9706 soruşturma sayılı dosyasında şikayetçi olduklarını, yine sayılı dosyasında çeklerin iptali için dava açıldığını, bu dosyada davalı ...'ın dava konusu çekleri mahkemeye ibraz ettiğini, müvekkilinin çeklerin ciro yolu ile olmak üzere yetkili hamili olduğunu, davalının kötüniyetli olup çekleri iktisabında ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek dava konusu çeklerin davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu çekleri düzgün ciro silsilesi ile elinde bulunduran kişi olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, aksini ileri süren davacının kötüniyeti ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çekleri ticari ilişki içinde bulunduğu ödeme için verdiği, bu kişi tarafından da davalıya yine ödeme amaçlı ciro edildiği, davalının çekleri alacağının tahsili için alması nedeniyle iyiniyetli olduğu, davacının davalının kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy