Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.06.2013 tarih ve 2012/198-2013/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi "... İcik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket aleyhine Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/2 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını ve bu davada unutularak faiz istenilmediğini, mahkemenin de taleple bağlı kalarak faize karar vermediğini, kararın Yargıtayca onandığını, bu karar doğrultusunda alacağın tahsili için takip başlatıldığını ve kararın kesinleşmesi ile birlikte fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutularak alacağın tahsil edildiğini, ancak 20.07.2007 tarihinden karar tarihi olan 16.03.2010 tarihine kadar oluşmuş kanuni faizi istemek için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu iddia ederek 20.07.2007'den 16.03.2010 tarihine kadar oluşan 3.640,84 TL yasal faizin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin Borçlar Kanunu'nun 306. ve 307. maddeleri uyarınca ödünç sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmeden ötürü zamanaşımı süresinin 6 ay olarak düzenlendiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması şerhinin faize yönelik alacaklarda zamanaşımını durdurmayacağını, davacı tarafın kendi kusur ve özensiz davranışları neticesinde zarara uğramış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki temel ilişkinin bankacılık sözleşmesinden kaynaklandığı, davanın genel zaman aşımına tabi olacağı, davacı vekilinin takip dosyasında ödenen mevcut parayı alırken ileride tüm hakları saklı kalmak kaydıyla tarafına ödenmesini talep ettiği, davacının faiz isteminin yerinde olduğu, istenen faiz miktarının itiraza uğramadığı, doğru olarak yasal faiz istendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.640,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 186,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy