Taraflar arasında görülen davada sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait" endüstriyel tasarımına konu ürünün davalı şirket tarafından aynen taklit edilerek üretilmekte ve adı altında satılmakta olduğunu, bu tecavüz gerek makine dergilerine ve gazetelere verdikleri ilanlarda ve bastırılan broşür ve kataloglarda gerekse davalının kestiği faturada aynen vaki olduğunu, bunun da davacı şirketin müşteri portföyünü daraltması hem de pazar payını kısıtlaması açından maddi ve manevi zarara yol açtığını ileri sürerek, davacının tasarımına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve sonuçlarına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 09.11.2005 tarihli bilirkişi raporunun davacının iddiasını ispatlar nitelikte bulunmadığı, davalının yokluğunda yapılmış tespit işleminin bu davada delil olarak kabul edilemeyeceği, davacının, dava konusu endüstriyel tasarımı 21.06.1999 tarihinde davalıdan devralmış olmakla dava tarihi itibariyle bu davayı açma yetkisinin bulunduğu, ancak devir tarihine kadar davalının bu ürün üzerinde hak sahibi olduğu, davalının 02.10.1998 tarihinden endüstriyel tasarımı devrettiği tarihe kadar buna uygun emtia üzerinde her türlü hakkının bulunduğu, alım, satım, ithal, ihraç ve benzeri bütün ticari işlemleri yapabileceği, davalının bu döneme ilişkin ticari işlemlerinin eldeki davada davacı lehine kullanılamayacağı, iltibas olgusunun bilgilenmiş kullanıcı düzeyince KHK'nın 7/1 maddesi çerçevesinde davalı tarafından satılan emtia üzerinde (Burçlu) ibaresiyle satıldığının da ispat edilemediği, bir başka deyişle, ithal olgusunun devir tarihinden önceki hak sahipliğine dayanarak yapılıp yapılmadığının da netleştirilmediği, bundan başka davacının ara kararla yaptırımı da gösterilen kesin mehile uymayarak ispat yükünü yerine getirmediği gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.