MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.11.2012 tarih ve 2012/100-2012/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurum tarafından ...aleyhine İstanbul 1. İş Mahkemesi’nde açılan rücuen alacak davası sırasında mahkemece ihya davası açılması yönünde kendilerine süre verildiğini ileri sürerek, ...nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, tasfiye sürecinde sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkili kurumun yasa hükümleri uyarınca işlem yaptığını, yasal hasım olduğundan müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından İş Mahkemesi'nde açılan rücuen alacak davası sırasında davalı şirketin dava devam ederken tasfiye edilmiş olduğu belirtilerek bu davaya mahsus olmak üzere şirketin ihyasının talep edildiği, davacı tarafından daha önceden açılmış olup devam etmekte olan dava sırasında şirketin kaydının terkini ile tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği, TTK’nın 285 ve 541. maddeleri uyarınca tasfiye memurlarının alacaklılarının haklarını korumak zorunda olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile ...nin İstanbul 1. İş Mahkemesi'nin 2008/861 Esas sayılı dosyasına münhasır olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve davalı tasfiye memuru temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memurunun tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, ticaret sicili memuru olan davalının konumu itibari ile yasal hasım konumunda bulunduğu ve bu suretle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı göz önüne alınmaksızın, hakkında yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı tasfiye memurunun temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm bölümünün 2. fıkrasında yer alan "...davalılardan..." ve 4. fıkrasında yer alan “...davalıdan...” ibarelerinin çıkarılarak yerine "...davalı Tasfiye Memuru'ndan..." ibaresinin yazılmasına, kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, davalı tasfiye memuru temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.