Taraflar arasında görülen davada verilen 31.03.2011 gün ve 2010/112-2011/149 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.07.2013 gün ve 2011/11216-2013/14257 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda müvekkilinin parasını 32 gün vadeli olarak yatırdığını, daha sonra bankaya tarafından el konularak yönetiminin devredildiğini, bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak davalı banka ile birleştirildiğini, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırdığı paranın banka yetkililerince bankalara olan güven kötüye kullanılarak müvekkiline boş olarak imzalatılan fotokopiden üretilme belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle bankası adına merkez şubesinde açılan bir hesaba havale edildiği ve daha sonra diğer mevduatlarla birlikte grubuna usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğini, müvekkili tarafından davalı banka aleyhine açılan davanın erken açılma gerekçesiyle reddedildiğini, off-shore bankasına yapılan başvurudan sonuç alınmadığını, davalı bankanın sebepsiz zenginleşmesine yol açtığı gibi, kanuna karşı hile teşkil ettiğini, davalı banka ve çalışanlarının eyleminin bankalara olan güvenin kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ileri sürerek davalının zarardan sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, işbu dosya ile birleşen2009/819 Esas sayılı dosyada, aynı nedenle 34.193.27 USD’ temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/11216 Esas, 2013/14257 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
.../...
-2-
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davalı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy