Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 04/04/2013 tarih ve 2012/110-2013/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005/06886 sayı ile tanınmış "" ibareli markanın sahibi olduğunu, aynı isimle yayınlanan dizinin 6 yıl boyunca TV'de gösterildiğini, halen web sitesinde izlenmeye devam edildiğini, davalının 22.04.2010 tarih ve 2010/26783 sayı ileibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın reddedildiğini, ancak müvekkilinin markasının tanınmışlığı nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca tescil engelinin bulunduğunu, davalı markasının tescili halinde müvekkilinin ayırdedici karakterinin ve itibarının zedeleneceğini, davalıya haksız kazanç sağlayacağını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı ayılı kararının iptalini, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının benzemediğini, iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Topkaya vekili, markaların farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin ve kötüniyetin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tanınmışlığa ilişkin iddiası ve sunulan delillerin bir dönem önemli izlenme oranları yakalayan bir komedi dizisine ilişkin olduğu, bu tanınmışlığın davacı markasının tescilli olduğu "yayınları, haberleşme, haber ajansı" hizmetleri ile ilgisinin bulunmadığı, 83'üncü maddesi anlamında bir eser adının korunabilmesi için ayırt edici bir vasfının olması ve bir başka eserde kullanılmasının iltibas oluşturması gerektiği, başlı başına bir eser adının 556 sayılı KHK'nin 8/5 hükmü anlamında "telif hakkı" olarak bir başkasına ait marka başvurusu bakımından tescil engeli oluşturmayacağı, davacının " markasının tescilli olduğu çekişmeli "Radyo TV yayınları, haberleşme, haber ajansı" hizmetleri için markasal olarak kullanılmadığı ve tanınmışlık sağlamadığı, okunuş, anlam, görünüm ve genel izlenim olarak tamamen farklı bu iki marka arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
./..
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy