Taraflar arasında görülen davadaverilen 05.04.2011 gün ve 2007/951-2011/156 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.06.2013 gün ve sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirket anasözleşmenin "" başlıklı 16. maddesinin son fıkrasında şirketin 10 milyon doları aşan borçlanmaları %84.56 nisabınca kabul edilmesi şartlarına bağlandığını, bu nedenle devir ve temliğe izin verilen borcun 10 milyon doların üzerinde olduğunu ve yönetim kurulu kararının ağırlaştırılmış %84.56 nisabı ile alınmadığını, borç tasfiyesi için alacak-borç ilişkisinin karşılıklı hesap dökümanlarını ortaya koymadan, hesapların uzman bilirkişilerce incelenmeden, ibralaşmanın usule ve şirketin menfaatine aykırı olduğunu ve şirketin zarara uğrattığını, ayrıca yönetim kurulunun geçerli olmayan kararına bağlı olarak devir, temlik, ibra ile her türlü iş ve işlem yapma yetkisinin şirket vekiline verilmesi kararının da geçerli olmadığını, bu nedenle adı geçen vekil tarafından yapılan iş ve işlemlerin yoklukla malul olduğunu, ana sözleşmenin 9. maddesine göre de C grubu hisselerin devri için diğer C grubu hissedarlarının onaylaması gerektiğini, C grubunu temsil eden yönetim kurulu üyesi söz konusu kararlara karşı muhalif kalıp hisse devrini onaylamamış olması sebebiyle alınan kararın ana sözleşmenin 9. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 04/09/2007 tarih 5 sayılı yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy