MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.05.2011 gün ve 2010/756-2011/261 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.11.2012 gün ve 2011/10498-2012/17353 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, ....06.2005 tarihli ortaklar kurulu toplantısında, hukuka aykırı bir biçimde alınan karara istinaden gerçekleştirilmiş olan sermaye artırımı, işyeri adresi değiştirilmesi ve müdür seçilmesine yönelik işlemlerin, yasal mevzuat hükümleri ile şirket ana sözleşmesine uygun olmayıp bu karar ile ilgili önceden yapılmış olan tescil işleminin de iptali gerektiğini ileri sürerek, davalı tarafından verilen ret kararının kaldırılmasını ve hatalı olarak yapılan tescile dayanak işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın ...'nun 36. maddesi gereğince süresi içerisinde açılmadığını, yapılan tescil işleminde herhangi bir usulsüzlüğün ve eksikliğin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin ....06.2005 tarihli ortaklar kurulu kararının ....06.2005 tarihinde tescil edilip 22.06.2005 tarihinde ticaret sicili gazetesinde ilan edildiği, tescil ve ilan tarihi dikkate alındığında bu kararın alınmasından itibaren dava tarihine kadar 5 yıldan fazla bir sürenin geçtiği, alınan bu karar uyarınca şirket tarafından birçok kez işlemler yapıldığı, alınan bu kararın şirket ve ortaklar tarafından benimsenip uygulandığı, buna rağmen, şirket ortaklarından ... ve ... Uçar tarafından, ortaklar kurulu kararının iptali istemi ile daha önce açılan davanın da hak düşürücü süre yönünden reddine karar verildiği, dürüstlük ilkesi ve sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesi gözetildiğinde, davacının dava konusu ettiği ortaklar kurulu kararının, ticaret siciline tesciline ilişkin işleminin iptaline yönelik talebinin, davalı tarafından, bu hususun mahkeme kararı ile mümkün olabileceği gerekçesiyle ret kararı verilmesine ilişkin işlemin usul, yasa ve tüzüğe uygun olduğu, anılan dava konusu kararın iptalinin de ancak mahkeme kararı ile olabileceği ve buna ilişkin olarak daha önce açılan davanın da mahkemece, 28.02.2011 tarihli 2010/495 Esas ve 2011/98 Karar sayılı ilam ile
iptaline karar verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 05/11/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy