MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.10.2010 gün ve 2010/120-2010/284 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.11.2012 gün ve 2011/12000-2012/18613 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacı Banka ile dava dışı ... Şti. arasında 22/10/2007 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığını, borcun ödenmemesi üzerine haklarında takip başlattıklarını, kredinin büyük bir kısmının tahsil edilemediğini, bilahare borçlu ...Şti. dava dışı ... Tic. A.Ş'den, davalı ... Tic. Ltd. Şti'nden alacaklarını temlik almış olup, iş bu temlike konu alacağı davacıya devrettiğini, davacının temlike konu alacağın davacıya ödenmesi konusunda ... 3. Noterliği'nin ihtarı ile talep ettiği, davalının ise karşı ihtar ile borcun bulunmadığını bildirerek kabul etmediğini, ödemekten kaçındığını iddia ederek, müvekkili bankanın temlik konusu 98.029.15 TL alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalının imzası ve katılımı olmadan borçlu gösterilmek suretiyle dava dışı şahısların yaptığı temlik sözleşmesinin, davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davalının, alacaklı gözüken dava dışı ... Şti'ne borçlu olduğunun sabit olmasının gerektiği, davalının cevabi ihtarı ile borcu kabul etmediği, bankanın bu açıdan bir delil gösteremediği, davalının, kendisinden alacaklı gözüken ve alacağını ... Şti'ne temlik eden ... Şti.'ne borcu olduğunun sabit olmadığı, banka ile davalı arasında hukuki ilişkinin mevcut olmaması nedeni ile yemin delilinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy