Taraflar arasında görülen davada verilen 16.07.2013 tarih ve 2011/474-2013/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait malzemenin taşınması işinin müvekkili tarafından üstlenildiğini, müvekkili şirketin bu iş için tahakkuk eden bir kısım ödemeleri davalıdan tahsil ettiğini, ancak taşıma sırasında davalının bir takım ek taleplerde bulunduğunu ve aradaki anlaşmaya ilave malzemeler dahil ettiğini, davalının ödemediği miktarın ilave yüklere ilişkin olduğunu, nakliyatın yapılacağı gün davalının son anda kararlaştırılan malzeme dışında 24 kap 4230 M2'lik plastik malzemeyi aprondan içeri alarak uçağa yükletmeye başladığını, alt yüklenici ola nakliye işinin sözleşme gereği sadece yaklaşık 18000 kg malzeme için yapıldığını bunun haricinde ilave yük için 9.000 navlun farkı oluşacağını beyan ettiğini, durumun davalı çalışanına bildirildiğini, kabul etmeleri üzerine işlemlerin yapıldığını görüşmelerin yüklemenin geç saatlerde olması nedeniyle telefonla yapıldığını yazılı teyit alınamadığını, davalının isteği ile son anda ilave edilen 7000 kg fark içinı ile ilave sözleşmede mutabık kalındığını ancak ilave yük nedeniyle yükleme zamanının uzadığını, uçağın beklemesinden dolayı 1930 USD ek masraf olduğunu masrafın daha fazla artmaması için davalı şirket yetkilisi ile görüşülüp telefonla onay alındıktan sonra yüklemenin bir an önce yapılıp uçağın kalkması için ekstradan 500 USD ödendiğini, bu maliyetlerin arafından müvekkiline 2430 USD olarak fatura edildiğini, 13/08/2009 tarihli faturada yer alan 11430 USD'nin 9000 USD'sinin navlun farkı 2430 USD'nin ekstra masraf olduğunu, alt yüklenici şirketi ile yapılan anlaşmanın 72000 USD bedelli olduğunu ilave yükler ile bu bedelin 83430 USD'ye çıktığını ,davalı aleyhine 2011/7970 sayılı ile takip yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının müvekkili şirketten aldığı hizmet nedeniyle borcunun bulunduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılmasına davalının alacağın %40'ından az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının cari hesaptan kaynaklanan borcun tahsilini istediğini yanlar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığını yanlar arasında 2009 yılında müvekkiline ait bir
.../...
-2-
kısım malların arasında davacı tarafından taşınması işinin yapıldığını bu taşıma işi için tarafların 75.000 USD bedelle anlaştıklarını müvekkilinin bu bedeli ödediğini ancak davacının 86.430 USD bedelli fatura gönderdiğinin sözleşmeye aykırı olarak kesilen faturanın iade edildiğini, davacının talebinin bu fatura veya taşımacılık işi ile ilgili başka bir faturadan bakiye kalan tutarın tahsili ise bu talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davalıya ait malzemelerin 2009 yılında taşınması konusunda bir anlaşma bulunduğu, davalıya ait eşyanın taşınması işinin uluslararası havayoluyla yapıldığı, uyuşmazlığa uygulanması gereken zamanaşımına dair hüküm bulunmaması nedeni ile hükümlerinin uygulanması gerektiği, buna göre; uyuşmazlığa konu taşıma işinin 10/08/2009-11/08/2009 tarihinde yapıldığı, TTK'nın 767. maddesinde, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda 1 yıllık zamanaşımı öngörüldüğü, takip tarihi olan 17/06/2011 itibariyle 2009 yılında yapılan taşımacılık işine ilişkin 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle davalının süresinde yaptığı zamanaşımı itirazının yerinde görüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy