Taraflar arasında görülen davada verilen 22/05/2013 tarih ve 2010/430-2013/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki acentelik ilişkisinin 01.07.2010 tarihli noter ihtarnamesi ile herhangi bir açıklama yapılmayarak sonlandırıldığını, çalışma ilişkisinin açık ve anlaşılır bir nedene dayanmaksızın sözleşmeye ve hukuka aykırı şekilde sonlandırılması nedeniyle pek çok zarar doğduğunu, acente peşin ödeme protokolü kapsamında peşinen ödenmiş bulunan 97.500 TL'nın teminatı olarak davalıya teslim edilen banka teminat mektubunun paraya çevrilmesi ve davalı tarafından geri alınmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca müvekkilinin komisyon alacağı ve portföy tazminatına da hak kazandığını ileri sürerek, acente peşin ödül protokolü kapsamında peşinen ödenmiş olan 97.500 TL'nın teminatı olarak davalıya verilen banka teminat mektubunun paraya çevrilmesi ve davalı tarafından geri alınması nedeniyle paraya çevirme tarihinden itibaren işleyecek ticari kısa vadeli avans faizi ile birlikte fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL, komisyon alacağı ve portföy tazminatı olarak şimdilik ayrı ayrı 5.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 18.01.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle, komisyon alacağı ve portföy tazminatına ilişkin taleplerinden vazgeçerek davalı sigorta şirketinin nakde çevirdiği teminat mektubuna ilişkin davasını 87.500 TL ıslah ederek 97.500 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketi tarafından acentenin verilen satış hedefine ulaşamaması nedeniyle acentelik sözleşmesinin feshedildiği ve fesih beyanının davacıya 08.07.2010 tarihinde ulaştığı, davalı sigorta şirketinin fesih gerekçesi haklı neden sayılamayacağından TTK'nın 133/f-1. maddesindeki 3 aylık ihbar süresine uyulmadan yapılan feshin haksız fesih olduğu, davacı ıslah dilekçesiyle komisyon alacağı ve portföy tazminatı talebinden vazgeçtiğinden bu konuda karar verilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 9.974 TL'nın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
./..
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.