Taraflar arasında görülen davadaverilen 23/12/2010 gün ve 2009/305-2010/766 sayılı kararı bozan Daire’nin 02/05/2013 gün ve 2011/6553-2013/8829 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın tarafından davalı hitaben lehtarı . olan 07.08.1998 tarihli 61.000.000.000 TL limitli kesin teminat mektubu verildiğini, söz konusu teminat mektubu gereğince davalı262.914.913.599 TL ödenmesi gerekirken 342.792.520.000 TL ödendiğini, davalının haksız olarak fazladan 79.877.606.401 TL tahsil edip sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, bu meblağın ödemelerin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlayacak temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak davacı tarafça fazla ödeme yapıldığı, davacının yaptığı fazla ödemeyi geri isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.05.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 06/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy