Taraflar arasında görülen davada ozmaya uyularak verilen 24/06/2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin isimli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuru konusu ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereğince tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle 35. sınıfın bir kısım alt gruplarının başvurudan çıkartıldığını, müvekkiline ait "sahibinden" markasının tanınmış olduğunu, 556 sayılı KHK'nın 7/son maddesi uyarınca başvurunun reddedilemeyeceğini ileri sürerek,2009-M-4112 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum işlem ve kararlarının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davacı başvurusuna konu” ibareli marka başvurusunun 35. sınıfta yer alan hizmetlerden hiçbiri için tanımlayıcı olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2009-M-4112 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.