MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2013 tarih ve 2012/5-2013/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.02.2009 tarihli sözleşme ile 24 işçi ile koli kargo hizmetinin yerine getirilmesi hususlarında anlaşarak sözleşme akdettiklerini, davalı kurumca yasal düzenlemenin açık hükmüne aykırı olarak müvekkili şirketin hak edişlerinde yasal olmayan kesintiler yapıldığını, konuyla ilgili yazılı müracaatta bulunulmasına rağmen kesinti yapılan miktarın müvekkili şirket iade edilmediğini, davalı idarenin 5510 Sayılı Yasa'nın 81/ı maddesindeki açık hükme rağmen yapmış olduğu haksız kesinti nedeni ile müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, toplam 14.815,38 TL'nin kesiliş tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hazine tarafından karşılanan prim tutarının idare tarafından yüklenicinin hak edişinden kesilmesinin tamamen hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığı, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesi 1. fıkrasına 763 Sayılı Kanun'un 24. maddesi ile eklenen I bendinde belirtilen malullük, yaşlılık, ölüm sigortası primlerindeki işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazine tarafından ödeneceği düzenlemesinin nasıl yorumlanacağı ve bu ödemeden kimin istifade edeceği noktasında toplandığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince, iş ifa edilmiş olup, bahsi geçen Kanunun maddesinin işveren lehine bir düzenlemeyi içerdiğinin şüphesiz olduğu, davacı şirket tarafından düzenlenen hak edişlerden davalı kurum tarafından 5510 Sayılı Kanun'un ilgili bendi gereğince %5 prim tutarının hazine tarafından karşılandığından bahisle davacıya ödenmeyip kesilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.815,38 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 987,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy