Taraflar arasında görülen davada erilen 12.10.2010 gün ve 2006/78-2010/538 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.06.2013 gün ve 2011/10023-2013/12898 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 20.02.2006 günü toplanan Şirket Genel Kurulu'na sunulu 02.01.2006 tarihli Denetim Kurulu Raporunda davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre kasa hesabında 1.742.445,17 TL nakit para gözüktüğü halde davacı şirketin kasasında bu paranın fiilen mevcut olmamasının şirkette 01.01.2002-13.02.2004 arasında görev yapan Yönetim Kurulu Üyeleri ve Denetçiler ile şirket müdürlerinin sorumluluğunu gerektirdiğini, şirketin 20.02.2006 tarihinde toplanan Genel Kurulu tarafından mezkur şahıslar hakkında mali sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.742.445,17 TL'nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
vekili, 29.03.2006 havale tarihli dilekçesinde 13.02.2004/13 sayılı kararı ve davacı şirket ile müvekkili arasında yapılan 03.2006 tarihli Sözleşmesi ile davaya temlik alacaklısı sıfatıyla katıldıklarını beyan etmiş, 29.03.2006 havale tarihli dilekçesi ile talep miktarını 1.747.953 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/10023 E, 2013/12898 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
.../...
-2-
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme isteyen davacı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 14.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy