Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2012/144-2013/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketinarihinde yurtiçi ve yurtdışında turistik amaçlı geziler ve turlar düzenlemek gemi ve yat taşımacılığı yapmak, hava, kara ve deniz araçları ile yurtiçi ve yurtdışında yolcu taşımacılığı yapmak üzere kurulduğundan beri " ibaresini kullandığını ve bu ibareyi nezdinde 2010 176132 tescil numarası ile 03/12/2010 tarihinden itibaren korunmak üzere tescil ettirdiğini, müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında çalışan davalı şirket hissedarlarından ve aynı zamanda şirket müdürü olan adlı şahsın müvekkili şirkette 2009,2010 yıllarında kaptan olarak çalıştığını ve müvekkiline ait teknelere hukuka aykırı olarak el koyduğunu, şikayet üzerine tekneleri geri alabildiğini, ve kardeşi aleyhine açılan dava sonucu mahkum olduklarını, ’nın müvekkiline ait marka ve logoyu taşımacılıkta kullandığı teknelerin üzerine yazmak suretiyle kullandığını,kartvizit basarak internet sitesi oluşturduğunu, gönderdiği ihtarnameye rağmen faaliyetini devam ettirdiğini, bu nedenle başvurarak 2012 63842 Hazırlık soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığını, ayrıca tecavüzün tespiti amacıyla sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, müvekkili şirketin deniz taşımacılığı sektöründeki yerinden ve müşteri portföyünden istifade ederek, müşteriler nezdinde her iki firma arasında bir bağlantı bulunduğu izlenimini verdiği, hatta söz konusu teknelerin müvekkili şirkete ait olduğu intibaını oluşturarak müşteri ve iş kaybına yol açtığını, açmış oldukları internet sitesi ile yanılmayı ve müşteri kaybını arttırdıklarını belirterek, davalı şirkete ait www.Susamurubebek.com alan adına erişimin engellenmesini, davalı şirkete ait teknelere el konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yoksun kalınan kazanç olarak 556 sayılı KHK'nın 66-b maddesine göre 15,000 TL tazminata hükmedilmesini ve davalı şirketin 77/c maddesi uyarınca ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
.../...
-2-
Davalı vekili, müvekkilinin 1, gibi isimleri marka olarak kullanmadığını, bu isimlerin gemi sicilinde kanunlara uygun olarak müvekkili şirket adına tescil edilmiş tekne isimleri olduğunu, buna göre ticaret unvanlarında olduğu gibi bu isimlerin gemi sicilinden terkin edilinceye kadar marka haricinde tekne olarak kullanılmaya devam edildiğini, müvekkilinin deniz taşımacılığı alanında faaliyet göstermekte olup bu faaliyetini unvanı altında değilnvanı altında yürüttüğünü, müşterilerin müvekkilini tercih etme nedenininirketinin vermiş olduğu hizmet olduğunu, orta seviyedeki bir insanın tekne ismini dikkate alarak hizmet almadığını, müşterilerin öncelikle taşıma hizmeti aldıkları firmayı bilip kullandıklarını, müşterilerin tekne isimlerini bilmelerinin o isimlere dikkat etmelerinin ve tercihlerin tekne isimlerine göre belirlemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu bakımdan müvekkiline ait tekne isimlerinin iltibas yaratmadığını, sunulan hizmet değil de ürün olması durumunda iki farklı unvanlı şirketin ibaresini kullanması sonucunda iltibas doğacağını, ancak dava konusu bir ürün olmadığından ve hizmetinunvanı altından sunulduğundan dolayı iltibasın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ibaresini, teknelerin üzerinde, internet alan adı olarak ve kartvizitlerinde kullanmasının, markasal kullanım niteliğinde olduğu, izni ile kullanımın davalıya bu ibare üzerinden şahsi hak vermeyeceği, bebek ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve ibarelerin aynı olması nedeniyle halk nezdinde karıştırma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle davalının davacıya ait susamuru markasını logosuyla birlikte gemilerinde, internet ortamında, reklam fatura ve kartvizitlerinde kullanmasının markaya tecavüz oluşturduğu, davacı tarafından talep edilen tazminata ilişkin davalı defterlerinin sunulmaması nedeniyle inceleme yapılarak tazminat miktarı belirlenemediğinden .'nın 50. ve 51. maddeleri gereğince takdiren 10,000 TL tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüzünün durdurulmasına ve 10.000 TL tazminatın sayılı dosyadaki tespit tarihi olan 05/06/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 511,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy