Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 19/06/2013 tarih ve 2012/217-2013/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ve 30.sınıflardaki ''tereyağlar, margarinler, yenilebilir sıvı ve katı yağlar, her türlü un, irmik, makarna, kepek ürünlerini'' içeren markanın sahibi olduğunu, davalının 03.07.2010 tarihinde kötüniyetli olarak müvekkilinin tescilli markasına iltibas ve tecavüz oluşturacak biçimde 29 ve 30.sınıf ürünleri içeren ibare ve biçimli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya itirazlarının önce sayılı kararla kısmen reddedildiğini ileri sürerekrarının aleyhe olan kısımlarının iptalini ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin 1999 yılından buyana şaretiyle restoran işlettiğiıf hizmetleri içeren markası bulunduğunu, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu işaretin davacının li markasıyla benzer olduğu, ancak başvuruda kalan malların davacının kapsamında bulunmadığı, aynı veya aynı tür malların başvurudan çıkarıldığı, bu nedenle başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında kalan mallar açısından iltibas doğmasının mümkün olmadığı, davacı ve davalının 2004 yılından bu yana, birbirinden haberdar olacak şekilde, bu markaları ile eş zamanlı biçimde kendi iştigal alanlarında ticarî faaliyette bulundukları, hayatın olağan akışı ve ticari hayatın gerçekleri karşısında tarafların birbirlerinden haberdar olmadıkları yönündeki iddialarının dinlenemeyeceği, başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötüniyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, davacı itirazlarının reddine dair kurum kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy