Taraflar arasında görülen ozmaya uyularak verilen 11.07.2013 tarih ve 2012/365-2013/411 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili SGK’dan emekli aylığı alan ve 21.05.200aki dönemde 01.08.2001-31.07.2005 tarihleri arasında toplam 15.824,09TL emekli maaşı ve 248,14TL vergi iadesinin müteveffa şahsın hesabına yatırıldığını ve bu miktarın kimliği belirlenemeyen şahıslarca çekildiğini, davalı bankontrolü yapılmadan ödeme yapılarak davacının zarara uğratıldığını ileri sürerek müvekillinin zararını oluşturan 16.072,23TL’nin ödemeler tarihinden tahsil tarihine kadar yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili bankanın ödetmenliği’nin 12 ve 13. Maddelerine aykırı olarak ölen bir kişinin hesabına aylık yatırılmaya devam edildiğini, bu durumun ilgili nüfus müdürlüğü ve davacı kurumun sorumluluğunda olduğunu, ödeme işlemlerinde banka görevlilerinin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğinin gösterildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kurum ile nüfus müdürlüğü arasında gerekli koordinasyon kurulmadığı için yersiz maaş çekiminin ulunmakla birlikte bankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle hafif kusurlarından dahi sorumlu olmaları, hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacakları hususu dikkate alındığında, para ödeme işlemleri sırasında gerekli itinayı göstermeyen davalı bankanın da olayda kusuru bulunduğu, davacı kurumun kusurlu olarak vefat eden kişinin banka hesabına para yatırması eylemi davalı bankanın gerekli özeni göstermesi durumunda telafi edilebilecek bir davranış iken bankanın kusurlu eylemi sonrası herhangi bir denetim ve telafi imkanı bulunmadığı, bu sebeple bankanın kusurunun bir miktar fazla olduğuna kanaat getirildiği, müteveffa Belkıs Erdal'ın vefatından sonraki dönemde hesabındaki paranın kimliği belirsiz kişiler tarafından çekilmesinde, vefat edenin hesabına maaş yatırılmış
-2-
Yönetmeliği'ndeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesmevduatları sahteciliğe karşı özenle korumak zorunda olan ve bu konuda özen borcunu gereği gibi yerine getiremeyen davalı Ziraat Bankası'nın %60 oranında kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.643,34 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 25,20 TL temyiz ilam harcı ile 119,00 TL temyiz başvuru harcının davalıdan alınmasına, davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
19/03/2014 - B.K.
Full & Egal Universal Law Academy