Taraflar arasında görülen davada verilen 12/04/2013 tarih ve 2011/176-2013/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili firma arasında 15/02/2008 başlangıç tarihli 3 sene süreli “” imzalandığını, bu sözleşme ile davalının müvekkilinin üretmiş olduğu hazır betonları yine müvekkilinin müşterilerine ulaştırma işini üstlendiğini, ayrıca bir de araç satış sözleşmesi imzalanarak bu sözleşme uyarınca satılan araçların bedellerinin işletme sözleşmesinden doğacak hakedişlerden taksitler halinde mahsup edilmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalının taşıma sözleşmesi ile üstlendiği edimlerini gereği gibi yerine getirmemesi üzerine trasmikser işletme sözleşmesinin feshedildiğini, davalının haksız olarak sözleşmenin feshine sebep olması nedeniyle sözleşme gereğince cezai şart alacağının doğduğunu ve bunun bedelinin de 125.876,50 TL olduğunu, ayrıca davalının araç satış sözleşmesinden kaynaklanan 76.876,72 TL bakiye borcunun bulunduğunu, müvekkilinin bu miktarlara yönelik iki ayrı takip yaptığını, ancak davalının yapılan takiplere haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazlarının iptali ile takiplerin devamına ve %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme gereğince üstlendiği edimleri yerine getirmediğinden sözleşmeye devam etmenin müvekkili açısından katlanılamaz hale geldiğini, kusurun davacıda bulunduğunu, ayrıca araç taksit bedellerinin vadesinin gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının sözleşmeyi feshinin haklı olmadığı, bu nedenle sözleşmeden kaynaklanan cezai şart talebinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle cezai şart istemi yönündeki davanın reddine, ancak taraflar arasındaki araç satış sözleşmesinden kaynaklanan davacı alacağının mevcut bulunduğu ve muaccel olduğu gerekçesiyle davalının sayılı takibine yaptığı itirazın 76.876,72 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar
.../...
-2-
yönünden devamına, alacağa takip tarihi 24/08/2009 dan itibaren değişen oranlarda ve % 20 oranı aşmamak kaydıyla avansa faizi işletilmesine, fazla istemin reddine, alacak belirli ve likit olduğundan İİK 67/2 maddesi gereğince % 40 icra inkar tazminatı tutarı 30.750,68 TL'nin de davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.