Taraflar arasında görülen davadaMahkemesi’nce verilen 11/06/2013 tarih ve 2013/68-2013/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, hamili olduğu ait 30.10.2008 keşide tarihli 3.500,00 TL bedelli ve davalı ... namına yazılı çek ile ait 25.10.2008 keşide tarihli 10.000,00 TL bedelli çekin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilip, karşılıksız şerhi yazıldığını, bu nedenle sas sayılı takip dosyalarında icra takibine geçilerek, takiplerin kesinleştiğini, buna rağmen çek bedellerinin ödenmediğini, icra takiplerinin 6 aylık süre ile takipsiz bırakılması nedeniyle 2010/1255 esas sayılı dosyaları ile 28.12.2010 tarihinde icranın geri bırakılmasına karar verildiği, zaman aşımına uğrayan çekler nedeni ile; TTK'nın 644. maddesi gereğince çek bedellerinin ödenmemesinden, çeklerin lehdarı davalı şirketin keşideci gibi sorumlu olduğunu ileri sürerek sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda, 2 adet çek bedeli 13.500,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 644 ve 732/4 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, hak düşürücü sürenin, çeklerdeki 6 aylık zaman aşımı süresinin eklenmesi suretiyle hesaplanması gerektiği, dava konusu çeklerin yasal süre içerisinde 30.10.2008 ve 27.10.2008 tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiği, çeklere dayalı yapılan icra takipleri, çeklerde zamanaşımı süresi olan 6 aylık süre ile takipsiz bırakıldıklarından icranın geri bırakılmasına karar verildiği, bu durumda davada hak düşürücü sürenin 18.01.2011 dava tarihine göre geçmiş bulunduğu, bununla beraber davanın, çeklerde lehtar ve ciranta sıfatı bulunan karşı açıldığı, 644. maddesi gereğince davanın keşideciye karşı açılması gerektiği; ancak davanın çeklerin keşidecisi olan ve yöneltilmediği, davanın bu nedenle de reddi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mülga TTK'nın 644 (6102 sayılı TTK'nın 732/4) maddesinde gösterilen sebepsiz iktisap davasının açılması hak düşürücü süreye bağlı olmayıp 1 yıllık sürenin zamanaşımı süresi olması nedeniyle mahkemenin davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmemesine rağmen re'sen davayı hak düşürücü süreden reddi doğru değil ise de bu maddede gösterilen davanın ancak keşideci veya poliçeyi kabul etmiş muhataba karşı açılabilecek olmasına ve davalının keşideci değil lehtar bulunmasına göre, mahkemenin davanın reddine yönelik diğer gerekçesi usul ve yasaya aykırı görülmediğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy