Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 06/12/2012 tarih ve 2008/666-2012/292 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; . arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların sözleşmelerde müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlu şirket tarafından kullanılan krediden doğan borcun ödenmediği, dava tarihi itibari ile kefillerin borcunun 2.025,69 TL asıl alacak, 16.618,90 TL faiz, 830,94 TL 4,26 TL masraf olmak üzere toplam 19.479,78 TL bulunduğu iddia edilerek alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek %112,5 temerrüt faizi %5 gider vergisi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı ... vekili tarafından alacağın zamanaşımına uğradığı, borcun nasıl hesaplandığının belirli bulunmadığı, kefalet limiti içerisinde sınırlı sorumluluk söz konusu olup asıl borçlu şirket tarafından 31.12.1997 tarihinde iflas idaresine 1.369,47 TL ödeme yapıldığı, ayrıca sözleşmeler karşılığı teminatlar alındığı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyularak yapılan inceleme sonucunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalıların sözleşmelerde müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, ... dışındaki davalılar hakkında verilen kararın kesinleştiği, davalıya usulüne uygun keşide edilmiş bir ihtarname gönderilmediğinden temerrütün dava tarihi itibari ile gerçekleştiği, sözleşmelerin 43.maddesi gereğince temerrüt tarihindeki en yüksek kredi faiz oranı olan %90'ın %50 fazlası %135 oranı üzerinden temerrüt faizi uygulanması gerektiği, ancak ...nin 2. alacaklılar toplantısında TL krediler için senelik %112,5 temerrüt faizi uygulanmasına karar verildiği, davalının imza itirazı üzerine alınan raporda 4.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olduğu, davalı tarafça ödeme savunmasında bulunulmuş ise de belge sunulmadığı ve yapılan incelemede banka kayıtlarında da ödemelerin bulunmadığı, alacak dayanağı genel kredi sözleşmelerinin tarihleri itibariyle 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK'nın kefalet hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davalılar
./..
-2-
hakkında verilen kararın kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak üzere; 6.808,01 TL'nin 592,84 TL asıl alacağa dava tarihinden Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihine kadar yıllık %112,5 oranında temerrüt faizi %5 gider vergisi 01.07.2012 tarihinden itibaren TC Merkez Bankasınca yayınlanan avans faiz oranlarına göre Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120. maddeleri gereğince işleyecek değişen oranlarda temerrüt faizi ile davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 363,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 18/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.