Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 29/05/2013 tarih ve 2008/439-2013/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında da üye işyeri anlaşması bulunduğunu, müvekkilinin rezervasyon hizmeti gerçekleştirdiği yurt dışı müşterilerinin kredi kartı bilgileri doğrultusunda 11.2.2004 tarihinde 42.526,67 TL para çektiğini, davalı bankanın çekilen paranın tamamı için müvekkilinin hesabına müvekkiline haber dahi vermeden haksız olarak bloke koyduğunu, bilahare de bloke koymadığı 12.972,11 TL asıl alacak, 13.134,26 TL işlemiş faiz ve 145,69 TL ihtarname masrafı içinsayılı dosyasında müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, müvekkilinin takibe itirazı üzerine sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığını, itirazın iptali davasının reddedildiğini ve derecattan geçerek kesinleştiğini, kesinleşen kararla müvekkilinin 42.526,67 TL parasına haksız olarak bloke konduğunun ortaya çıkmış olduğunu, müvekkilinin, davalı bankanın sözkonusu haksız uygulaması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, pos cihazının söküldüğünü, bloke işlemi nedeniyle ödemelerinde geciktiğini, bankalardan çek defteri alamadığını ileri sürerek, 10.000,00 TL manevi, 6.500,00 TL'de maddi tazminatın bloke tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen davada da; 42.526,67 TL haksız bloke konan paranın tahsili için davalı banka aleyhine sayılı dosyasında başlattıkları icra takibine haksız olarak itiraz edildiğinden bahisle itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, şikayette bulunduğunu, bunun üzerine müvekkili bankaya 12 adet işlem nedeniyle 55.500,17 TL'lik işlemi bildirildiğini, bu tutarların müvekkili banka hesabından alındığını, müvekkili banka hesabından alınan tutarların geri alınabilmesi için işlemlerin kart hamilinin rızası ile olduğunun 45 gün içinde kendilerince belgelenmesi gerektiğini, bunun için davacı işyerine başvurularak dayanak belgelerin istendiğini, davacı işyerinin sunmuş olduğu dökümanlar Uluslararası mail order formuna uygun olmadığından kabul edilmediğini, bu
./..
-2-
nedenle 42.526,67 TL'lik kesim için bloke konulduğunu, bakiyesi için de icra takibi yapıldığını kararının oniki işlemden sadece üçü ile ilgili olduğunu, müvekkili bankanın bir kusuru olmadığını, davacının da zararı bulunmadığını, manevi tazminatın şartlarının gerçekleşmediğini, maddi tazminat için bloke tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama neticesinde, şikayette bulunduğu, bunun üzerine davalı bankaya 12 adet işlem nedeniyle 55.500,17 TL'lik charge back işlemi bildirildiği, bu tutarların davalı banka hesabından alındığı, davalı banka hesabından alınan tutarların geri alınabilmesi için davalı bankanın davacı işyerine başvurarak dayanak belgeleri istediği, davacı işyerinin sunmuş olduğu dayanak belgelerin Uluslararası mail order formuna uygun olmadığı, sözkonusu kredi kartları ile yapılan işlemlerin kart numaralarının kopyalanması suretiyle gerçekleştirildiği, işlemlerin iptalinin Uluslararası chargeback “GERİ ÖDEME” kurallarına göre yapıldığı, bankaca yapılan chargeback işleminin usulüne uygun olduğu, 42.526,67 TL'lik kesim için bloke konulduğu, bakiyesi için de icra takibi yapıldığı, kararının oniki işlemden sadece üçü ile ilgili olduğu, bu itibarla davacının maddi ve manevi tazminat alacağı bulunmadığı, bankanın takibine itirazda haklı bulunduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu alacak ile ilgili charge back işleminin gerçekleşerek kart düzenleyici yabancı bankaya banka hesabına davaya konu tutarın alacak olarak kaydedildiğinin kanıtlanmış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.