Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 29/05/2013 tarih ve 2009/741-2013/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ibraz olunan proforma fatura içeriğinde belirtilen araç bedeli üzerinden dava dışı Serkan isimli müşteriye tüketici kredisi kullandırıldığını ancak davalı firma tarafından satılan araç değerinin belirtilenden düşük olması nedeniyle müvekkili tarafından dava dışı araç alıcısına fazla kredi kullandırılmasında davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 10.802,60 TL zararının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, bayii olarak otomobil kredisi koşul ve uygulamalarında tecrübe sahibi olan davalı şirketin, gerçeğe aykırı olarak düzenlemiş olduğu proforma faturaya dayanarak kredi kullandırıldığını bilmesine rağmen gerçek durumun davacı bankaya bildirdiği proforma faturaya uymadığını bildirmeyerek kredi sözleşmesi yapılmasına esas olan belgeyi hazırlayan davalı şirketin BK. Madde 28/1’deki üçüncü şahsın hilesi fiilini işlediği, satmış olduğu otomobilinin değerinin kullanılan kredinin de altında olmasına rağmen, aradaki farkı dahi davacı bankaya iade etmeyerek davacı bankanın zararının oluşmasına neden olduğu, davacı bankanın meydana gelen zararını davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.802,60 TL alacağı, 17/03/2004 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 552,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.