MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/09/2012 tarih ve 2011/339-2012/149 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı kurum arasında yapılan hizmet sözleşmesi kapsamında ödenmesi gereken hak ediş tutarlarının eksik ödendiğini, davalının bu eksikliğe gerekçe olarak Mayıs ve Haziran aylarının SGK prim indirimi kesintisini gösterdiğini, oysa yapılan kesintinin hukuka uygun olmadığının ileri sürerek 323.719,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan kesintinin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 5510 Sayılı Kanun'un 81/1 fıkrasına eklenen ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren prim indirimine dair hükmün, sigortalıları çalıştıran ve prim ödemelerini yapan asıl iş verene sağlanmış bir hak olduğu, kanun koyucunun bu teşvik ile istihdamın arttırılmasının, yeni iş alanlarının açılması, işverenler üzerindeki mali yüklerin azaltılması ve prim ödemelerinin düzenli olarak ödenmesini hedefleyerek 5 puanlık prim desteğinin Hazine tarafından karşılanmasını sağladığı, dava konusu olayda davalının asıl iş veren durumunda olmadığı, çalışanların davacı şirkete bağlı olarak çalıştığı, dolayısı ile 5 puanlık indirim hakkının davacı şirkete tanınmış bir hak olduğu, davacıya tanınan hakkın davalı ... tarafından hak ediş tutarından kesilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle 323.719,92 TL alacağın, 07/10/2010 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.884,24 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/12/20013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.