Taraflar arasında görülen davada verilen 18.12.2012 tarih ve 2011/71-2012/590 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin kendisi ve diğer davalılar arasında kurulduğunu 01/04/2005 tarihli ortaklar kurulu kararıyla 5 yıl süre ile kendisinin ve ...'nun müşterek imza ile temsil ilzama yetkili kılındığını ancak karşılıksız çek suçundan dolayı 26/11/2008 gününden itibaren 29/01/2009 tarihine kadar hükümlü olduğundan Karacasu Cezaevi'nde bulunduğunu, 22/01/2009 tarihli ortaklar kurulu toplantısında şirket ortağı ...'un şirket hisselerini ortak ... ve davalı ...'e devrettiğini, yapılan devirden kendisinin haberi ve muvafakatinin bulunmadığını, yasanın aradığı 3/4 oranının gerçekleşmediğini, 04/06/2009 tarihli kararda müdür olarak yetkilerinin usulsüz olarak kaldırıldığını, ortaklar kurulu kararlarının alındığı toplantı gününün kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, toplantının şirket merkezinde yapılmadığı, hisse devrine muvafakatte yasanın aradığı oranın gerçekleşmediği ve müdürlük yetkisinin usulsüz olarak kaldırıldığını ileri sürerek, 2009/01, 02, 03 nolu ortaklar kurulu kararlarının iptalini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili, davacının 5 yıllık ilzam ve temsil yetkisinin 31/03/2010 tarihinde son bulduğunu, 22/01/2010 tarihinde TTK'nın 520. maddesine göre gerekli toplantı nisabı sağlanmak sureti ile ve 3/4 karar nisabı ile hisse devirleri yapıldığını, tüm şirket ortaklarına toplantı tarihi yeri ve saatinin taahhütlü mektupla bildirildiğini, toplantının şirket merkezinde yapılmasının mecburi olduğuna dair yasada hüküm bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iptali talep edilen her iki ortaklar kurulu toplantısına çağrının davacının sicil kayıtlarında belirtilen adresine gönderilen mektupla bildirildiği, kaldı ki davacının toplantı tarihlerinde cezaevinde bulunduğunun davalı şirketin diğer ortakları tarafından bilinmesi gerektiğinin kabulü halinde ise toplantıya çağrıda usulsüzlüğün başlı başına iptal nedeni olamayacağı ancak ortağa iptal davası açma hakkı vereceği, keza toplantı yerinin şirket merkezi dışında bir yer olmasının başlı başına alınan kararların iptalini gerektirmeyeceği, davalı şirketin 22/01/2009 tarihli ortaklar kurulu toplantısına katılan ..., ... ve ....n toplam 4.000 hisseden 3.000 hisseye sahip oldukları alınan kararın niteliğine göre uyuşmazlık tarihi itibari ile uygulanması gereken TTK'nın 520. maddesi gereği şirket ortaklarının 3/4'ünün hisse devrine muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin 3/4'üne sahip olması koşulunun gerçekleşmiş olduğu, alınan kararın iptali talebinin yerinde olmadığı, öte yandan 04/06/2009 tarihli davacının müdürlük yetkisinin kaldırıldığı ortaklar kurulu kararı yönünden yapılan değerlendirmede şirket ana sözleşmesinde bu hususa ilişkin bir nisap öngörülmemiş olduğundan TTK'nın 162. maddesi uyarınca oy çokluğu ile karar alınabileceği, toplantıya katılan 4.000 hisseden 3.000 hisseye sahip ortaklarca alınmış kararda kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığı, diğer davalı şirket ortakları yönünden ise ortaklar kurulu kararının iptali talebinde şirket ortaklarına husumet yönlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davalı ..., ..., ..., ...'e yönelik olarak açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönelik olarak açılan davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy