Taraflar arasında görülen davada verilen 21.06.2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi her iki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkillerinin murisi birikimlerini yatırmak için gittiği banka çalışanlarının haksız eylem niteliğindeki davranışları ve yönlendirmesi sonucunda bankaya ait olan grup numarası, 4014 müşteri numarası ile 21.12.1999 tarihi itibariyle 4000.00 TL yatırdığını, 22.12.1999 tarihinde . (sonraki unvanı .) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiğini, anılan sözleşmenin 6.13. maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin dava ve takiplerden sorumlu olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek 4000.00 TL'nin 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri; yetki, görev, zamanaşımı, husumet yönünden itirazlarda bulunarak davanın reddini istemiştir
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu paranın davalı bankanın şubesine yatırıldığı, davalı banka yöneticilerinin davanın dayanağını teşkil eden bankacılık işlemleri nedeniyle yargılanıp ceza almaları nedeniyle ceza zamanaşımı süresinin davada uygulanması gerektiği, davalı bankanın külli halefiyet nedeniyle husumet itirazının yerinde olmadığı, belirtilerek davalı banka ve yetki, görev, zamanaşımı ve husumete dair savunmalarına itibar edilmemiş, davalı
.../...
-2-
bankanın külli halefi olan çalışanlarının davacıların murisinin iradesini fesada uğratarak 21.12.2009 tarihind yatırdığı 4000.00 TL'nin off shore hesabına havalesi yolunda talimat aldığı, yatırılan paranının iade edilmediği, bu eylemin haksız fiil teşkil ettiği, eylemden davalı bankanın külli halefiyet prensipleri uyarınca sorumlu olduğu, paranın yatırıldığı ve havale edildiği banka ve şirketlerden ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, yasa gereği off shore bankasına havale işlemiyle ilgili olarak davalı idarenin bir görevi bulunmadığı gerekçeleriyle davalı . aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalı hakkında açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, her iki davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, her iki davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, her iki davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalılar harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.