Taraflar arasında görülen davada verilen 09/10/2012 tarih ve 2009/576-2012/1077 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı unvanlı şirketin müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı bankanın şubesinin 05.10.2006 tarih ve referans sayılı 60.000,00 TL bedelli teminat mektubunu müvekkili şirkete verdiğini, 26.09.2007 tarihinde teminat mektubunun vadesi dolmadan davacı şirketçe davalı bankanın şubesine teminat mektubunun yenilenmesine ya da sürenin uzatılması halinde yenileme veya süre uzatım yazısının derhal fakslanmasını, aslının ise postalanarak gönderilmesini aksi halde başka bir yazıya gerek olmaksızın teminat mektubunun nakde çevrilerek bankadaki hesaba geçirilmesinin talep edildiğini, ancak tüm görüşmelere rağmen süre uzatım yazısının aslının teslim edilmediğini, neticede 14.07.2008 tarihinde teminat mektubunun nakde çevrilmesi için şubeye başvurulduğunu, ancak davalı bankanın teminat mektubunu nakde çevirmediğini, teminat mektubunun aslının 14.07.2008 tarihinde nakde çevirme talebi ve kendilerine verilen süre uzatım yazısının fotokopisi ile birlikte bankaya teslim edildiğini, vade uzatım yazısında bu yazının ancak teminat mektubunun asıl nüshası ile birlikte geçerli olacağının açıkça düzenlendiğini, bankanın vade uzatım yazısını müvekkili şirkete değil de 3.kişi olan ne teslim etmesinin kendi kusuru olduğunu, bir an için bankanın vade uzatım yazısını tarafına teslim etmemesinin veya teminat mektubunu aslından ayrı olarak teslim almasının sözleşmeye uygun olduğu varsayılsa bile, bu halde 26.09.2007 tarihindeki teminat mektubunun verilmesi, uzatılması aksi halde nakde çevrilmesine ilişkin talebin dikkate alınması gerektiğini, her iki durumda da davalı bankanın teminat mektubunu nakde çevirme talebinin garanti sözleşmesine aykırı hareketle haksız olarak reddettiğini, davalı bankanın kusurunun bulunduğunu ve talebi haksız olarak reddettiğini ileri sürerek, 60.000,00 TL'nin kanuni faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın kusurunun bulunmadığını, yapılan işlemlerin bankacılık teamüllerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi müşterisi ve mektup lehtarı olan lehine olmak üzere, muhatabı davacı şirket olan 05.10.2006 düzenleme tarihli referans numaralı 05.10.2007 vadeli ve vadesi 05.10.2008 tarihine uzatılmış 60.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden bizzat davalı bankanın sorumluluklarının olmadığı iddiasına dayanak yapılan teminat mektubu uzatma yazısındaki "teminat mektubunun ve işbu vade uzatım yazısının asıl nüshalarının bankamıza iade halinde bankamız teminat mektubu kapsamındaki bütün yükümlülüklerinden kurtulmuş sayılır" şeklindeki kayda rağmen mektup lehtarı tarafından teminat mektup aslı iade edilmeksizin yalnızca süre uzatım yazısı iadesi ile davacıya karşı teminat mektubu kapsamında verdiği garanti sorumluluğundan kurtulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 60.000,00 TL davacı alacağının 06.08.2008 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2-1.maddesi gereğince yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.409,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy