Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 18.06.2013 tarih ve 2012/322-2013/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı para gönderdiğini, ödemenin davalı acentanın hatalı işleminden dolayı uyruklu 3.bir kişiye yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek; dava konusu bedelin karşılığı olan 8.400,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödemenin 24.05.2007 tarihinde, pasaport ibrazına istinaden 13.06.1971 d.lu, yapıldığını, havale sisteminin mevcut işleyişine göre kusurun tamamen davacıda olduğunu, kendisine verilen numarasını yeterince korumadığını, husumetin ödemeyi yapanyöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre, dava konusu para transferinde davalı sunulan finansal hizmette üzerine düşen para gönderme görevini yerine getirmesi ile ilgili olarak söz konusu paranın alıcısı yerine 3. bir şahsa ödenmesinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy