Taraflar arasında görülen davada 1/01/2011 gün ve 2008/279-2011/25 sayılı kararı bozan Daire’nin 23/05/2013 gün ve 2011/8483-2013/10704 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'nın emlakçılık faaliyetinde bulunan müvekkiline başvurup, turistik yatırımlarda bulunmak amacıyla geniş yüzölçümlü taşınmazlar satın almak istediğini belirterek bu konuda kendisine tellallık hizmeti vermesini istediğini, müvekkili tarafından talep edilen şartlara uygun 7 adet taşınmaz bulunduğunu, taşınmazların maliki olan irtibata geçildiğini, taşınmazlarla ilgili pek çok araştırma ile bu amaçla görüşmeler ve yolculuklar yapıldığını, müvekkili şirket yetkilisi ile davalıtkilisi diğer davalı ...'nın imzasını taşıyan 12.04.2006 tarihli in müvekkilinin emlakçılık hizmetlerini yapmış olduğunu teyit ettiğini, müvekkilinin üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirmesine rağmen sonradan sözleşmeye konu satışın kendi tellallık hizmetinin dışında davalı şirkete satıldığını öğrendiğini, söz konusu satışların müvekkilinin aracılığıyla gerçekleştirildiğini, ancak davalıların müvekkiline ücret ödememek ve sözleşmede belirtilen sürenin geçmesini sağlamak için evrak üzerinde devir işlemlerini geciktirerek kötü niyetli davrandıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile neticeten 900.000,00 TL'nin davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın müvekkili Arda yönünden esastan, şirket yönünden ise husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... hakkında açılan davanın sabit olmadığından, davalıhakkındaki davanın ise husumet yokluğundan reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Davalı şirket vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarakgelir kaydedilmesine, 07/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy