Taraflar arasında görülen davada verilen 09/11/2012 gün ve sayılı kararı onayan Daire’nin 23/05/2013 gün ve 2013/2008-2013/10715 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında 24.10.2007 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre, filminin gösterime girdiği tarihten itibaren 3 yıl süre ile sadece sinema dağıtım, ev sineması ve televizyon satışı geliri üzerinden elde edilen tutarın 1.450.000 USD’ye kadar ki kısmının %20'si ve bu miktarı aşan kısmın %16'sının(+KDV), müvekkilince 275.000 USD ödenmesi karşılığında taahhüt edildiğini, davalı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, 30.03.2008 tarihi itibariyle toplam hasılat tutarının 28.472.832,00 TL olduğunu, davalı tarafa 29.02.2008 ve 31.03.2008 tarihli 2 adet fatura kesildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, ihtarnamelere rağmen ödeme yapılmadığını, bakiye alacak 1.159.000,00 TL için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sadece müvekkili ile imzalanmış olan 24.10.2007 tarihli sözleşmeden bahsederek eser sözleşmesi ve hükümlerini yok saydığını, müvekkili ile arasında imzalanan 23.10.2007 tarihli 'nin mali hükümlere ilişkin 4. maddesi ile "Gelirlerin %20'si ait olacaktır. %20 payına ilişkin KDV'nin tamamı ve stopaj tutarının yarısı yapımcılar tarafından ödenecek ve eserin kalan geliri yarı yarıya iki yapımcı şirket arasında paylaşılacaktır." denildiğini, davacının bu hükmü görmezden gelerek filmin gelirinin tamamı üzerinden hesaplama yaptığını, oysa müvekkiline düşen pay üzerinden hesap yapılması gerektiğini, dava konusu faturaların henüz film hasılatı belli olmadan kesildiğini, devam eden bir ilişki olduğu için de sonradan mahsuplaşılır düşüncesi ile müvekkilince itiraz edilmeyip ticari defterlerine işlendiğini, davacının alacağı bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada da 141.962,98 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, 10.04.2012 tarihli raporda davacının toplam alacağının 1.971.673,01 TL olarak hesaplandığı, 15.10.2012 tarihli raporda davacının alacağının KDV dahil 1.170.597,46 TL olarak belirlendiği, her iki raporda da davacının davalıdan takibe konu miktarın üzerinde alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, davacı-karşı davalı tarafça dosyaya ibraz edilen hukuki mütalaanın da itibar edilebilir bulunduğu, takibe konu alacağın likit olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun takibe vaki itirazının 1.159.000 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar asıl alacak ve takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont (avans) faizi ile birlikte olmak üzere devamına, 33.900,75 TL miktarındaki işlemiş faize ilişkin talepten feragat edildiğinden buna yönelik talebin reddine, takibe konu asıl alacağın (1.159.000 TL'nin) %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, karşı davanın reddine dair tesis edilen karar, davalı-karşı davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı-karşı davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 04/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.