Taraflar arasında görülen davada verilen 28.05.2013 tarih ve 2012/97-2013/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın "" ibareli markasını ilk 2005/02180 tescil numarasıyla tescil ettirdiğini, bu ibareli pek çok markası bulunduğunu, davalının 2010/21379 sayılı "" marka başvurusunun, müvekkilinin markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olması, müvekkili markasının tescilli olduğu sınıflar ile davalının tescil talebinde bulunduğu 30. sınıfın benzer bulunması ve yine müvekkili markasının tanınmış marka olması gerekçeleriyle davalının marka tescil başvurusuna yaptığı itirazın tarafından nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıya ait marka başvurusu ile davacı markalarının 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu, aynı ve/veya benzer türden mal ve hizmetlerde kullanılmaları halinde markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin yüksek olup, davalı markasının emtia listesinin tümünün, davacı markalarının emtia listeleri ile benzer bulunduğu gerekçesiyle, kararına ilişkin davanın kabulü ile kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı alınmasına, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy