Taraflar arasında görülen demesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2011/501-2013/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin alacağına mahsuben davalıdan 30/06/2009 tarihli 20.000 TL bedelli bir adet senet aldığını, senedin vadesinde ödenmemesi ü9/8820 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlattığını, davalının takibe kısmen itiraz ettiğini, 9.000,00 TL borcu olduğunu beyan ettiğini, takibin kabul edilen miktar üzerinden kesinleşerek haciz yoluyla tahsilat yapıldığını, ancak geri kalan 11.000 TL alacağın hala ödemediğini ileri sürerek, senede bağlı bakiye alacağın geri kalan kısmının 30/06/2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya 20.000 TL borç verdiğini, davalının kabulü ile ispat etmiş olduğu, ödeme olgusunu ispat etme yükünün davalıda olduğu, davalı davaya konu borcun ödendiğine dair kesin delilleri ibraz ödemediğinden davalı tarafa yemin teklif hakkı hatırlatılmış, yemin teklifi üzerine davacı yeminli beyanında davalı arkadaşı olduğu için kendisi için kredi çektiğini ve de kendisine kredi kartı verdiğini davalı için çektiği kredi sebebiyle İş Bankasına 70.000 TL borcu olduğunu, senet sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunu beyan ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, 10.500 TL alacağın 07/10/2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 537,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy