Taraflar arasında görülen davada verilen 09.04.2013 tarih ve 2012/40-2013/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 15.03.2006 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, ek protokol ve cari hesap sözleşmesi de yapıldığını, bu sözleşme ve protokole göre müvekkilinin araç için 21.100,00 Euro, diğer demirbaşlar için de 7.080,00 Euro ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin bu bedellerin tamamını ödediğini, sözleşmeye göre bedelin tamamı ödenince davalının mülkiyeti müvekkiline geçirme borcu doğduğunu, davalı buna yanaşmayınca müvekkilinin mülkiyetin naklini talep ettiğini, bunun üzerine davalının kötü niyetli olarak müvekkilinin acente olarak işlettiği işyerine elemanlarını gönderdiğini, işyerinde teftiş yapıldığını, tahsilatların zamanında davalı şirkete aktarılmadığının tespit edildiğini ve bu gerekçeyle acentelik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, ancak acentenin acil ihtiyaçlar için bir miktar parayı kasasında tutmasının normal olduğunu, davalının kötü niyetli davrandığını ileri sürerek, ödenen 54.161,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, acentelik ilişkisinin güvene dayalı bir ilişki olduğunu, 03.07.2008 tarihinde davacının işlettiği yapılan denetimde, kasa sayımında 1138 adet fatura karşılığı 15.540,56 TL'nin müvekkil şirket adına tahsil edilmiş olmasına rağmen tahsil edilmemiş gibi gösterilmek suretiyle acente yedine alınmış olduğunun, yani kasa açığı fiilinin işlendiğinin görüldüğünü, bu eylemin de sözleşmeye göre haklı fesih sebebi sayıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında tanzim edilen acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğu, davacı tarafından dava konusu yapılan demirbaş bedelinin 2.600,00 Euro'luk kısmının mülkiyetinin davacıya devredilmiş olup, sözleşmenin feshedildiği tarih itibariyle diğer demirbaşların leasing sistemi ile satın alınmış olması ve yine sözleşme hükümleri gereğince davalının devir yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy