MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/05/2013 tarih ve 2011/464-2013/265 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/11/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve davalı ...'ın davalı şirketin %50'şer oranında ortakları olduklarını, şirket müdürü olan davalı ...'ın şirketin bir kısım ticari emtiasını kayıt dışı tutarak haksız menfaat sağlamaya çalıştığını ve müvekkiline kar payı ödemediğini, davalının şirketi kötü şekilde yönettiğini, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşmazlık ve husumetin uzun süredir devam ettiğini, bu durumun şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesi yönünden engel teşkil ettiğini, bu nedenle davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin gerektiğini ileri sürerek, şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının ileri sürdüğü iddiaların tümünün gerçek dışı olduğunu, davacının şirkete hiç uğramadığı gibi taahhüt ettiği ödemelerin hiçbirini de gerçekleştirmediğini, şirket müdürü olan müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, şirketin zararda olma nedeninin davacının taahhüt ettiği sermayeyi şirkete ödememesi olduğunu, şirketin tasfiyesini gerektirecek nedenler bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının iddiasının aksine davalı şirkete sermaye koyma borcunu dahi yerine getirmediği, davacının şirket kuruluşundan kısa bir süre sonra yurt dışına çıktığı ve hiç gelmediği, şirketin tamamen davalı ... tarafından idare edildiği, dinlenen tanık beyanlarıyla da davacının, davalı ... tarafından tehdit edildiği veya şirkete sokulmadığı iddiasının gerçek olmadığı, şirketin zarar ettiği sabit ise de bunun tamamen davalıdan kaynaklandığı ve davacı için şirketin feshi konusunda yalnız başına haklı bir neden olarak ileri sürülmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy