MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2013 tarih ve 2012/166-2013/406 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.11.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların uzun yıllardır tanıştıklarını, davalıların 15.10.2003 tarihinde davacıya gelerek borç para istediklerini, davacının davalılara 16.250 USD verdiğini, müvekkilinin alacağına karşılık 15.10.2003 tanzim 15.10.2004 vade tarihli aynı bedelli bono aldığını, davalı borçluların borcunu ödemediklerini, bonoya ve ödünç akdine dayandığını ileri sürerek, 16.250 USD'nin 15.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat döviz faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının bu davayı açma hakkının olmadığını, senedin zamanaşımına uğradığını, müvekkillerine karşı hile yolu kullanıldığını, anılan ...A.Ş. adına verilen bir senet bulunduğunu, borçlusunun bu şirket olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın borçtan kaynaklı alacak davası olduğu, davalıların 16.250 USD tutarında davacıdan borç para aldıkları, almış oldukları bu borç para karşılığında davacıya 15.10.2003 tanzim tarihli ve 15.10.2004 vade tarihli aynı tutarlı bonoyu verdikleri, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/7748 hazırlık sayılı dosyasında borç aldıklarını ve davaya konu senedi imzaladıklarını ikrar ettikleri, her ne kadar bu parayı ... A.Ş. şirketi adına aldıklarını ifade etmişler ise de, davacıların senedin tanzim edildiği tarihte şirketi temsil yetkilerinin bulunmadığı, şirketi temsil yetkileri olmadığı için şirket adına borçlandırma işlemini yapamayacakları ve şirketin bu borçtan sorumlu olamayacağı, davacıların temsile yetkili bulunmadığı halde temsilci sıfatı ile bonoyu imzalamalarından dolayı bu bonodan bizzat mesul oldukları, her iki davalının da senetteki imzaya itirazlarının bulunmadığı, davaya konu senedin ...'e ciro edildiği
ancak senetteki borcun ödenmemesi nedeniyle ... bunun bedelini davacıdan aldığı, senet aslının davacı tarafından mahkememize ibraz edildiği, davalıların temsil yetkisi olmadığı halde şirket adına senet imzalamış oldukları ve bu senetten de bizzat mesul olmaları sebebiyle davacıya borçlu bulundukları, borcun ödendiğine dair yazılı bir delil sunulmadığı, borç ilişkisinden kaynaklı alacağın 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, zaman aşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.250,00 USD'nin tahsil tarihindeki TL karşılığının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 83/2. maddesine uygun şekilde hüküm kurulmuş olmasına, ödünç akdine dayalı olarak işbu davanın açılmış bulunmasına, bu yönüyle davalıların dava öncesi temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanmamasına, dava tarihinden itibaren temürrüt faizine hükmedilmesinde yanlışlık olmamasına, yabancı paranın Türk Lirası karşılığı üzerinden tahsile karar verildiğinden yasal faiz ibaresinden 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesindeki düzenlemenin anlaşılmasının gerekmesine, temerrüt faiz oranının anılan hüküm çerçevesinde tayin edileceğine göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 2.033,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.