MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/04/2013 tarih ve 2010/183-2013/96 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.11.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait gemiye 20.293,02 USD değerinde boya ve tiner malzemesi temin ettiğini, ancak alacağın davalı tarafından ödenmediğini, bu alacağın gemi alacaklısı hakkı verdiğini ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkının bulunduğunu ileri sürerek, 20.293,02 USD’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalıya ait gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında her hangi bir sözleşme bulunmadığını, davaya konu alacağın gemi alacaklısı hakkı sağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalının donatanı olduğu gemiye kaptanın talimatı ile boya ve tiner malzemelerinin satılarak teslim edildiği, anılan malzemelerin bedelinden davalı donatanın sorumlu olduğu, davaya konu alacağın geminin yolculuğunun tamamlanması için zorunlu olan bir malzeme olmaması nedeniyle kanuni rehin hakkının doğmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 20.293,02 USD’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kanuni rehin hakkı tesisi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.567,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.