Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 16.07.2013 tarih ve 2011/71-2013/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme ile adlı albümün yapımının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre tarafların gelir ve gidere yarı oranda ortak olduklarını, davalının cari hesaptaki borç miktarı konusunda davalı şirketin borcun tutarı ve varlığı ile ilgili olarak kabul beyanında bulunduğunu ve sözleşme nedeniyle prodüksiyon borç bedeli olarak fatura tanzim edilmek suretiyle davalıya gönderildiğini, ancak davalının daha önce kabul ettiği ve herhangi bir itirazda bulunmadığı fatura bedelini ödemediğini, bunun üzerine yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görevli mahkemenin olduğunu, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, cari hesap mutabakatının bulunmadığını, hesap bakiyesinin bildiriminden ibaret olan belgede yer alan mutabakatın geçersiz olduğunu, icra dosyasında faturadan kaynaklanan bir alacağın talep edilmediğini savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince, adlı albümün her türlü gelir ve giderinin taraflar arasında ortak olduğu, albüm maliyetinin 98.503,63 TL ve albüm satışlarının 36.487,75 TL olduğu, dolayısıyla bu albümden dolayı tarafların 62.015,88 TL zarar ettikleri, bu zararın taraflar arasında yarı oranda paylaştırılması gerektiği, buna göre her bir tarafa düşen rakamın 31.007,94 TL olduğu, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bu miktar kadar alacaklı bulunduğu, sözleşmeye göre kar zarar ortaklığı sonucunda davacının davalıdan talep edebileceği bedelin hesaplanmasının yargılama sonucunda mümkün olabildiği, bu nedenle davacının icra inkar tazminat talebi ile davalının kötü niyet tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.589,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy